İçeriğindeki curcumin maddesi sayesinde bağışıklık sistemin en büyük destekçisidir. Böylece kanser başta olmak üzere birçok hastalığın hem tedavisinde hem de oluşmasını önlemek amacı ile kullanılmaktadır.
Etken maddeler:
Curcumin
Lökotirien
Prostaglandin
İnterlökin
Reçine
Uçucu yağlar
Kullanıldığı hastalıklar:
-
Çok güçlü antioksidandır.
-
(Enflamasyon) tümör nekroze, iltihap oluşturan kimyasalları engeller.
-
Solunum yolu enfeksiyonları, astım, bronşit, sinüzit (antienflamatuar, antioksidan)için faydalıdır.
-
Kanser tedavisinde kullanılır(özellikle kolon kanserinde mükemmel etkileri söz konusudur), tümör hücrelerinin üremesini engeller, toksik yan ürünleri azaltır, vücutta biriken zehri atmaya yardımcı olur.
-
Alzheimer hastalığını önler.
-
Katarakt oluşumunu önler.
-
Karaciğer güçlendiricidir.
-
Enfarktüs ve felç de etkilidir.
-
Midede, gaz söktürücü, safra kesesi iltihabı önleyici olarak kullanılır.
-
Sarılıkta etkilidir.
-
İdrar söktürücüdür.
-
Kansızlık önleyicidir.
-
Taş oluşmasını önler, idrar yolu, dalak hastalıklarında etkilidir.
-
Kolestrolü çok çabuk düşürür.
Kullanmaması gerekenler:
Gastriti olanlar dikkat etmelidir.
NOT: Bitki Ekstraktları dâhilen ılık suya önerilen dozda damlatılarak kullanılabilir.
Tavsiye edilen parakende satış fiyatı 120.00 TL'dir. Siparişleriniz için 0252 385 24 04 Numaralı telefonla iletişime geçiniz.
Not: Hekim Kontrolünde Kullanılması Tavsiye Edilir.
Kanserde Zerdeçal Ekstratı Mucizesi…
Zerdeçal; Hindistan ve Asya da baharat, tıbbi ilaç ve kozmetik sektöründe; iltihaplarda, cilt yara ve tümörlerinde, zihinsel fonksiyonları arttırmada kullanılan polifenolik bileşimi olan çok güçlü bir bitki olarak bilinmektedir. Polifenolik yapıdaki etken madde olan curcuminin içeriğindeki hidroksil grupları zerdeçala antioksidan özellik kazandırmaktadır.
Curcuminin antioksidan, antitümöral, antiinflamatuar, antikarsinojenik, antialerjik, antidemans etkileri ve serbest radikal çöpçüsü olduğu yapılan birçok çalışmayla gösterilmiştir. Tabi etki mekanizmasının daha etkili olabilmesi ve hedefe daha kolay ulaşılabilmesi için bu bitkinin bitkisel sıvı ekstratları üretilmektedir. Bitkisel sıvı ekstratlar ile bitkileri doğal yollardan tüketip yarar sağlama mekanizmasını arttırmak amaçlanmıştır. Bitkinin tek bir etken maddesi yerine tamamını almak etkisini arttırmakla birlikte sıvı şekliyle tüketmek en mükemmel faydaya ulaşmamızı sağlamaktadır.
Curcuminin antikanserojenik etkisi bilimsel kaynaklarla da desteklenmektedir…
Trakya üniversitesi sağlık bilimleri enstitüsü biyokimya anabilim dalının yapmış olduğu bir çalışmada curcuminin çok güçlü antikanserojenik etkisinin olduğu gösterilmiştir. Ayrıca meme bezi, ağız, özafagus, mide, bağırsak, kolon, akciğer ve karaciğerin tümör genesisini baskıladığını ortaya koymaktadırlar. Curcuminin farklı tümörler üzerinde de çok farklı mekanizmalarla etki gösterdiği ifade edilmektedir. İnflamasyonu baskılar, hücre poliferasyonunu inhibe eder ve belli onkogenleri baskılayarak, tümör implantasyonunu ve karsinojenlerin biyotransformasyonunu inhibe ettiği çeşitli çalışmalarla ortaya konulmaktadır. Yani bu demek oluyor ki mükemmel bir anti-tümöral ajandır.
Curcumin, GST adı verilen kanserojen maddelerin vücuttan atılmasında görev alan ve DNA zararına karşı dokuları koruduğu düşünülen enzimi faaliyete geçirir. Böylece ilaçlar, yiyecek bileşenleri veya gıda katkı maddeleri ile vücuda alınan toksik ve kanserojenik bileşiklere karşı dokuları korur. Çeşitli araştırmacılar tarafından tümör hücrelerinin ölümünü teşvik ettiği dolayısıyla kansere karşı ajan olduğu dile getirilmiştir.
Meme kanserli hayvanlarda uygulanan curcumin tedavisi kanser hücrelerinin ölümsüzlüğünü sağlayan telomeraz aktivitesini azaltarak kanser oluşumunu önleme yolunda çok etkili bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca denekler iki gruba ayrılıp birinci gruba kanserli hücreden önce curcumin, ikinci gruba kanserli hücreden sonra curcumin verilmiştir. Önce verilen curcuminin daha etkili olduğu saptanmıştır yani besinler ile günlük diyette almak kanser oluşumunu önlemede çok önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir.
Yine Tayvan ve Hindistan da yapılan bir takım klinik çalışmalarda mesane, yumuşak damak, mide, serviks ve ciltte kansere dönüşen lezyonlarda iyileşmeler tespit edilmiştir. Hayvan deneylerinde ise meme kanserli vakaların akciğer metaztasını engellediği, kemoterapi ilaçlarının kanserli hücreleri öldürme etkisini de arttırdığı gözlenmiştir. Pankreas kanseri hücrelerinde de öldürücü etkisi olduğu gözlenmiştir. Barsak epiteli ve karaciğerde metabolize olmasından dolayı da kalın barsak kanserinin gelişimini engeller.
Radyasyona karşı zerdeçal ve c vitamin kompleksi…
Radyasyon, hücre içi moleküllerde ve daha önemlisi genetik materyal olan kromozomlarda (DNA), kimyasal bağların kopmasına neden olmaktadır. Mutasyon olarak adlandırılan bu genetik hasarlar hücre tarafından tamir edilemez ise hücreyi ölüme götüren metabolik süreci başlatan değişikliler meydana gelir. Ancak sağlam doku hücrelerindeki genetik hasar hücrenin ölümüyle sonuçlanmaz ise yıllar sonra kansere neden olabilmektedir.
Curcumin ise serbest radikalleri tutarak DNA yı oksidatif hasardan korur. Radyasyona karşı koruyucu etkisi, antioksidan özelliğinden kaynaklanmaktadır. C vitamini ile birlikte radyasyon hasarında ortaya çıkan serbest radikalleri bağlar. Bu şekliyle kanseri önlerken sağlıklı nesiller yetiştirilmesine de olanak sağlar. Radyasyon kaynaklı neslimizin zarar görmesi çok büyük bir global sorundur, curcumin ile genetik hasarlara karşı önlem alınabilir.
|