|
| |
2.5 cm olan GLİOBLASTOMA MULTİFORME GRADE IV beyin tümörünün yok olmasına, ameliyatı yapan profesorde şaşırdı.
|
Anlatacaklarım tamamen gerçektir. Ben Samsun da görev yapan bir öğretmenim. Mesleğim icabı her zaman" bilim" e, "akla uygunluğu" na ve "mantığa" dikkat ederim. Hiçbir zaman hurafelere, söylentilere, batıl inançlara itibar etmem.
2008 mayıs ayında kayınbiraderim Mustafa YAŞAR sol bacak ve kolda uyuşma, karıncalanma, şiddetli baş ağrısı şikayetlerinden dolayı ikamet ettiği Tokat ili Erbaa ilçesi devlet hastanesine giden orada çekilen film ve yapılan incelemeler sonucu doktor acilen büyük şehirdeki hastanelerden birine başvurmasını söyler. Kayın biraderim bana bunu iletince bende onu Samsuna davet ederek araştırma hastanesine götürdüm.
2008 Haziran ayında yapılan incelemeler sonucu Mustafa YAŞAR ın beyin sağ ön lobunda tümör tespit edilir, ameliyata alınır. Ameliyattan sonra yapılan biyopside tümör derecesinin Glioblastama Multiforme Grade 2 olduğu tespit edilir. Ameliyatı yapan doktorla yaptığım görüşmede bazı tümör parçalarının alınamadığını ve kalanlarında ışın tedavisi ile yok edilmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine hastamız Ankara da ışın tedavisi gördü. Işın tedavisinin bitiminden sonra gözle görülen bir düzelme olmayacağını ya da böyle bir belanın kolay, kolay pes etmediğini öğrendim. Gece sabahlara kadar internette bilgi arıyor, kitapları karıştırıyordum ve Adnan AKAR a ilk defa o sırada rastladım. Ancak Mustafa YAŞAR ın durumu iyi görünüyordu ve herkes hastalığı unutmuş gibiydi.
Nitekim 2009 Temmuz ayında bayılmaya başlaması bütün aileyi şoke etti. 2009 Ağustos ayında yeniden incelemelerinin yapılması için araştırma hastanesine götürdüm. 4,5 cm çapında bir tümör daha tespit edildi. İkinci kez ameliyata alındı. Ameliyattan sonra yapılan biyopsi de tümörün Glioblastama Multiforme Grade 4 evresinde yani en kötü dereceye ulaştığı söylendi.
Tüm bunlar olurken eşim dâhil ailede hiç kimseyi yaptığım araştırmalar sonucu ulaştığım Adnan AKAR ile görüşmeye ikna edememiştim. Haklılardı tv kanalları ve ortalık şarlatandan geçilmiyordu. Bende damat sıfatıyla nihayetinde elin oğlu olduğum için fazlaca üstelemedim.
Ama 2. Ameliyattan sonra tümör en kötü derecede yani Glioblastama Multiforme Grade 4 te olduğundan doktorlar birkaç ay ile 1-2 yıl arasında ömür biçilmesi tüm aileyi perişan etmişti. Eşim ve ailesi artık yapacak bir şey olmadığını söyleyerek, umutsuz bir halde Adnan AKAR ile temasa geçmemi istediler. Eylül ayında kendisi ile temasa geçtim, bütün olanları anlattım. Adnan bey benden sadece ameliyat öncesi ve sonrasında çekilen MR ları istedi. Bu arada 2. ameliyatı yapan doktor tümörün tamamen temizlendiğini söylemişti. Halbuki 3 hafta sonra çekilen MR da 2.5 cm olan bir tümör daha tespit edildi. Benim aklımda artık bin bir şüphe vardı. Ya tümör tamamen alınamamıştı ya da 3 hafta gibi kısa bir sürede yeniden çıkmıştı. 3 Haftada 2.5 cm olan tümörün 2-3 ay sonra ne hale geleceğini düşünmek bile istemiyordum. Ailesi ister onay versin ister vermesin Adnan Beyin mucize ürünlerinden denemek istiyordum, ne kaybedebilirdim ki? Can… Ona da zaten birkaç ay ile birkaç yıl arasında ömür vermemişler miydi? Adnan Bey sağ olsun ürünleri hemen hazırladı ve kargo ile gönderdi. Ekim ayından itibaren 45 gün süreyle bu bitkisel karışımı kullandık. Herkes merak içindeydi? Doğruyu söylemek gerekirse kimse bu ürünlerin sonucunu merak etmiyordu. Çünkü inanmıyorduk aklımızda Mustafa YAŞAR acaba ne zaman fenalaşacak ne zaman öleceği gibi bir duygu vardı. Çünkü doktorların verdiği süre ilerliyordu.
Fakat Mustafa hiç fenalaşmadı, hiçbir şikâyet durumu göstermedi. Sanki hiç hasta olmamış gibiydi. Sol tarafındaki uyuşma, baş ağrısı konuşurken kelimeleri yutma gibi şikâyetleri beklerken bizde bunlar olmayınca şaşırıyorduk. Ancak tüm durumunu gösteren MR çekilmeden bir yorum yapamıyorduk.
Nihayet ilaçlar bitti ve MR çektirildi. MR sonucunu almak için bize 3 gün süre vermişlerdi ama o 3 gün geçmek bilmedi.
En sonunda MR ı aldık ve ilk incelemeye hastaneye götürdük doktorlar tümörün görülmediğini söylediler. İkna olmadık başka bir hastaneye götürdük tespit edilemediğini görülemediğini söylediler, yine ikna olmadık ameliyatı yapan profesöre gösterdik o bile şaşkınlık içerisinde tümörün görülmediğini söyledi. Evet 2.5 cm lik tümör yok olmuştu. Gerilememiş, yok olmuştu. Hem sevinmiş hem de şaşırmıştık, bu tümörü yok eden Adnan beyin bitkisel karışımlarından başka ne olabilirdi ki.
Şifa Allah tandır ancak bilgiye, bilime, şifaya arayarak ulaşabiliriz. Adnan beyin bitkisel karışımlarının bilime, akla, mantığa aykırılığı bence kesinlikle yoktur. Çünkü ilaçların da çoğu bitkilerden yapılmıyor mu? Kediler, köpekler bile hastalandıkları zaman bitkisel otlar da şifa bulmuyorlar mı?
Ben şifanın Allah tan geldiğine ve Adnan beyin de yardımcı olduğuna inanıyorum.
Bu kesinlikle bir hurafe, batıl inanç değildir. Kesinlikle koca karı ilacı değildir. Televizyonda çıkan kurbağa bacağı gibi, kaplumbağa kanı gibi insanların ümitlerini sömüren, dolandıran bir şarlatan değildir. Adnan beye diyecek tek bir cümlem var Allah kendisinden razı olsun. Gün gelecek Dünya tıp çevreleri ve otoriteleri bu konu ile ilgilenecektir.
Zaten eskiden insanlığın belası olan hastalıkların ilaçları ilk bulunduğunda da şüpheler yok muydu?
Kuduzun, çiçeğin, vebanın ilaçları da şüphe ile karşılanmamış mıydı?
Adnan AKAR beyden Allah Razı olsun.
Çalışmalarında başarılar dilerim.
Tüm hastalara acil şifalar, hasta yakınlarına sabır diliyorum.
Engin ÇAĞLAR
Tel: 0505 384 33 02 |
|
 |
|
|
|
|
 |
Videolar |
 |
| |
Bitkisel Ekstraktlar |
 |
| |
Ürün Temini |
|
|
|
|
| |
Alternatif Tedaviler |
|
| |
Paylaş |
|