| include "../inc/sol.php"; ?> |
08/05/2010 |
Makaleler
Konu: Sivrisinek ve Tarım ilaçları Kanseri Tetikliyor mu?
Çağımızın vebası olarak nitelendirilen kanser, genç-yaşlı, kadın-erkek, zengin-fakir herkesi tehdit eden kesin tedavi prensipleri oluşmamış oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Kanser nedenleri henüz kesin olarak bilinmemekle birlikte, kansere neden olan bazı faktörler, genetik yapısıyla oynanmış besinlerin tüketimi, çevre kirliliği, sigara kullanımı vb. şeklinde ifade edilse de kanseri tetikleyen en ciddi tehdit haşere ve tarım ilaçları olduğu düşünülmektedir.
Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, ülkemizde de sivrisinek ve haşerelerden korunmak amaçlı soluduğumuz atmosfere kimyasal gazlar bırakılmaktadır ve bu kimyasal zehirlerin insan sağlığına zararlı olmadığı ifade edilmektedir.
Türkiye Alternatif Tedaviler Birliği’nin yapmış olduğu araştırmalara göre, kanser hastalarının neredeyse hepsinin sivrisinekten korunmak için, sivrisinek zehirleri kullandıkları ortaya çıkmıştır.
Türkiye’nin hemen her yerinde haşere ile mücadele için tarım ilaçları kullanılıyor. Tükettiğimiz meyve ve sebzeler, ABD ve Avrupa da yasaklanmış, DDT (Dikloro Difenol Trikloroetan) veya benzeri kimyasal zehirlere maruz bırakılmaktadır. Bu gıdaların tüketiminin kanseri tetiklediği düşünülmektedir. Yapılan araştırmalarda kırsal kesimde yaşayan ve haşere ilaçlamaları ile uğraşan kişilerdeki kanser oranının daha yüksek olduğu görülmüştür.
Böcek ilaçlarının etki mekanizmaları ve insan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkiler başta Alzheimer, beyin tümörü ve birçok kanser çeşidine sebebiyet verebilmektedir. Vücut dokusundaki yağlarda çözünerek gıda zincirine katılarak veya solunum yolu ile metabolizmaya girerek bu süreçte bağışıklık immun sistemi olumsuz etkileyebilir.
İngiliz Occupational and Environmental Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmada böcek ilaçlarına maruz kalan çiftlerde beyin tümörüne yakalanma riskinin iki kat arttığı gösterilmiştir. Hatta beyin tümörlerinin en tehlikelisi olan gliom tümörlerin oluşma ihtimalinin üç kat daha fazla olduğu da belirtilmiştir.
Bu ilaçlar Asetilkolinden kaynaklı olarak başta sinir sistemi olmak üzere tüm metabolizmada toksik etki yaratarak insan sağlığını tehdit ederken, çocuklar üzerinde de yarattıkları etkilerle sağlıksız nesiller yetişmesini sağlıyor.
Haşere ve tarım ilaçlarının kullanılmasını engelleyerek, alternatif sağlıklı yöntemler keşfederek, bunları kullanmak zorunda kalan insanların bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
Bağışıklık sistemimizi çökerten bu ilaçlar sayesinde önümüzdeki yüzyılda bizi başta kanser olmak üzere çok önemli sağlık problemleri beklemektedir. Son dönemlerde kanser vakalarının artışının küresel anlamda tehdit olarak görülen Kongo kenesi spekülasyonu ile söz konusu haşere ilaçlarının yoğun kullanılmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Bu konuda ilgili bakanlıkların, devletin kurum kuruluşları, medya ve tıp camiasının halkı bilinçlendirmeye yönelik gerekli adımları atacağını umuyoruz.
Araştırmacı Herbalist Adnan Akar
Türkiye Alternatif Tedaviler Birliği
|
| Diğer Makaleler |
|
include "../inc/sag.php"; ?> |