Kanser: Çağımızın vebası olarak ifade edilen kanser, insan bedeninde var olan hücre bölünmelerinin kontrolden çıkması olarakta bilinir. Canlı bedeninde var olan hücre bölünmeleri binlerce kez tekrarlanan ve canlıyı, canlı yapmasını sağlayan sıradan bir olgudur. Bedenin ihtiyacına göre her hücre ne kadar bölüneceğini, ne zaman parçalanacağını bilir. Bu bilgi bedende, neredeyse mükemmel işleyen immün sistem (Bağışıklık Sistemi) tarafından kontrol edilir. Bazı nedenlerden dolayı, bölünme veya çoğalmalarda gerektiğinden az ve/veya fazla bölünen hücrelere müdehale ederek, doğabilecek hasarları önleyen, bağışıklık sisteminin görevini yerine getirebilmesi için, son derece güçlü olması gerekir.
Temelde bağışıklık sistemini, zinde ve güçlü tutabilmek için uygulanan, çeşitli terapi ve/veya tedaviler, uzun yıllardır bilimsel gerçekliği kanıtlanmamış tedaviler olarak nitelendirilirken, son zamanlarda bilim adamlarının da yoğun ilgisini görmeye başlayan Alternatif Tedaviler, Kanser Tedavisinde de etkili sonuçlar verdiği bilinmektedir.
Klasik modern tıbbın uyguladığı, cerrahi, kemoterapi ve radoyaterapi gibi tedavi/terapiler doğal olarak bedenin immün sistemini etkileyen ve son derece savunmasız bırakan uygulamalardır. Kanser Tedavisi Sürecinde son derece güçlendirilmesi gereken immün sistem için, artık yeni, yeni immünoterapiler de modern tıbta uygulanmaya başlandı.
Bu bağlamda, henüz 2 yıl öncesine kadar "Kanser Nedenleri" bilinmeyen muamma olarak nitelendirilirken, risk faktörlerinin içerisinde, özellikle genetik yapısıyla oynanmış gıdaların tüketiminin yayğınlaşması, kanser vakalarının doğru orantıda artmasına neden olduğu artık kabul edilmektedir. Nedeni bilinmeyen bir hastalığı tedavi etmeye çalışmak, neredeyse imkansızdır.
Tüm dünyada kanser vakalarının artması ve klasik modern tıbbın bu konuda fazla yol kat edememsinin nedeni, Alternatif olarak nitelendirilen terapi/tedavilerden kopuk olmasını getiriyor akıllara. Oysa Alternatif Tedaviler ile Klasik Modern Tıbbın son derece barışık olduğu Almanya da kurulan Alternatif Tedavi Merkezlerinde gerçekten önemli hastalıklar tedavi edilmektedir.
Kanser Tedavisi
Kanser Tedavisi tüm dünya da ve ülkemizde önceki dönemlere göre daha umut verici aşamalar kaydetmektedir. Son dönemlerde özellikle klasik tıp tedavi yöntemlerinin, alternatif tedavileri kabul etmesi ve birlikte hareket etmesi tedavi basarı oranını olumlu etkilemektedir. Kanser türüne evresine göre, klasik tıp tedavi yöntemlerinden birisi veya hepsinin uygulamasıyla başlayan bir süreçtir. Zira kanser tedavisinde ekili olduğu düşünülen alternatif tedavi metodları da son derece önemli başarılar elde etmiştir. Özellikle immün sistem hedef alınarak yapılan tedaviler gerçekten olumlu sonuçlar vermektedir.
Her hastalıkta olduğu gibi kanser tedavisinde de erken tanı son derece önemlidir. Kanser tedavilerini Klasik Kanser Tedavisi ve Alternatif Kanser Tedavisi olarak iki ayrı guruba ayırmak mümkündür. Klasik Kanser Tedavi yöntemlerinin yeteri kadar sonuç vermemesinden dolayı, dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de kanser hastalarının yarısından çoğu Alternatif Kanser Tedavisi metotlarına başvurmaktadırlar. Kanser tedavi yöntemlerini aşağıdaki gibi başlıklar halinde sıralamak mümkündür.
[Kanser Tedavileri]
Cerrahi Kanser Tedavisi (Ameliyat)
Kanser hücrelerinin büyüme sebebi DNA hasarıdır. Normalde vücut bu hasarı tamir edebilirken, kanser hücrelerindeki hasarı onaramamaktadır. Kanser genellikle solid dediğimiz kitle formasyonundadır. Lösemi gibi bazı kanserler tümör formunda değildir. Tümörlerin tamamı kanser değildir, bu tümörler çok nadir istisnalar dışında vücutta başka yerlere yayılmazlar (metastaz) ve hayatı tehdit etmezler. Cerrahi Kanser Tedavisinde ana prensip kitlesel formasyondaki kanserli dokunun, cerrahi yöntemlerle çıkarılıp, kanserli bölgenin temizlenmesidir.
Kemoterapi Kimyasal Tedavi (İlaç Tedavisi):
Kemoterapi, normal hücrelere olası en az zararı vererek, kanserli hücreleri öldürebilen bir ilaç tedavisi yöntemidir. Kemoterapi kanserli hücrelerin çoğalmasını engeller. Kemoterapi bazen kanser için ilk uygulanan tedavi yöntemidir. Bununla beraber, kemoterapi genellikle diğer tedavilerden sonra uygulanmaktadır. Kemoterapi ameliyat veya radyoterapi tedavisinden etkilenmeyen kanserli hücrelerin öldürülmesinde yardımcı olabilir.
Işın Tedavisi (Radyoterapi):
Radyoterapi ışınla tedavi yöntemidir. Radyasyon bir tür enerji olup, kanserli hücrelerin çoğalmasını engelleyebilir. Radyoterapi ayrıca, normal hücreleri de etkileyebilir, ancak bu hücreler daha sonra iyileşebilir. Radyoterapi, vücudun içinden veya dışından olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Dıştan tedavide, radyasyon bir makineden doğrudan kanserli organa ve çevresindeki dokuya yönlendirilir.
Kanser Tedavisinde Bitkiler (Xp Tonik Sls Tedavisi)
Henüz aşısı geliştirilmemiş kanser tedavisinde klasik modern tıbbın yetersiz kalması hasta ve yakınlarını Alternatif Kanser Tedavi Metotlarına yöneltmektedir. Kanser hastalığının tedavisi konusunda bir çok alternatif tıp yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler kanser ilaçlarının ve tedavilerinin ham maddesini oluşturan bitki ve hayvan ekstraktlarıdır. Bu yöntemle kürabıl olarak nitelendirilemeyen birçok kanser tedavisine yardımcı olarak alınan bu ürünler immün sisteminin kuvvetlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Türkiye de ve Dünyada Geliştirilmiş XP TONIC SLS, Alternatif Kanser Tedavi Metotları arasında Bitkisel Tedavide en yüksek başarıya sahiptir.

Vücudumuzda tüm organlar hücrelerden oluşur. Hücreler vücudumuzun en küçük yapıtaşlarıdır ve ancak mikroskopla görülebilirler.
Sağlıklı vücut hücreleri (kas ve sinir hücreleri hariç) bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların (vücut içi ve dışındaki) onarılması amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Fakat bu yetenekleri de sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre gerektiği yerde ve gerektiği kadar bölüneceğini bilir.

Buna karşın kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Kanser hücreleri birikerek tümörleri (kitleleri) oluştururlar, tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler yada tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan yada lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.
Kanserler oluşmaya başladıkları organ ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre sınıflandırılırlar. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır.
Kanser hücreleriyle (pembe), lenfositlerin (sarı) savaşı.
Kanserin Nedenleri ?
Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığı için iki grup risk faktörü vardır. Kanser için risk faktörleri yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aile öykülerine bağlı olarak değişir. Bir başka risk grubu ise çevresel faktörlerdir.
Sigara alkol kullanımı,
-
Uzun süre ve tehlikeli saatlerde güneş altında kalma,
-
Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,
-
Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest v.b.)
-
Bazı virüsler
-
Hava kirliliği
-
Radyasyona maruz kalma,
-
Kötü beslenme alışkanlığı
Kanser Tehlikesinin 7 Habercisi
Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.
Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:
Rahim ve makattan gelen normal olmayan bir kanama veya akıntı |
Memede veya vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şişlik ve sertlikler |
İyileşmeyen yaralar |
Uzun süreli ses kısıklığı ve öksürük |
Yutkunma güçlüğü ve hazımsızlık |
Ben ve siğillerde meydana gelen büyüme, kanama, renk değişikliği, yara... |
Büyük ve küçük abdest yapmakta ki değişiklikler |
Bu değişiklikler görüldüğünde bir hekime başvurmayı ihmal etmeyiniz....
EN SIK GÖRÜLEN KANSER TİPLERİ
Meme kanseri |
Akciğer kanseri |
Prostat kanseri |
Mide kanseri |
Kalın barsak kanseri |
Rahim ağzı kanseri |
KENDİ KENDİNİZİN BEKÇİSİ OLUN
Önce kanserden korkmamayı öğrenmeliyiz. Korku doktora gitmeyi önler ve hastalığın iyileştirilmesini engeller. Hastalık belirtilerini yorumlamak yalnızca doktorların görevidir. Kanserin belirtilerini bilmek bu belirtilerin herhangi birini hissettiğimizde derhal doktora başvurmak şarttır. Hiç rahatsızlık duymasak da yılda bir kez mutlaka genel kontrolden geçmeliyiz. Kanserin iyileştirilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. İyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılıdır.
1. Akciğer Kanseri;
Uzun süre devam eden öksürük
Öksürürken kan gelmesi
Nefes darlığı
Akciğer kanserini önlemek için sigarayı bırakın ve sigara içilen kapalı ortamlardan kaçının.
2. Cilt Kanseri;
· İyileşmeyen yara
· Ben ve siğillerde şekil, renk değişikliği
· Ani oluşan ben ve siğiller
Tehlikeli saatlerde güneşlenmeyin, mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanın.
3. Meme Kanseri;

|
· Memede ele gelen sertlik
· Meme başında içeri doğru çekilme
· Meme başında akıntı
· Meme şeklinde ki değişiklikler |
Aylık olarak kendi kendinize meme muayenesi yapın, düzenli olarak mutlaka doktora gidin.
4. Ağız Kanseri;
Düzenli muayene ile diş hekiminiz ve doktorunuz ağız kanserini saptar
5. Rahim Kanseri;
 |
· Menopozdan sonra olan kanamalar
· Nedeni belli olmayan vaginal akıntılar
· Bir aydan fazla devam eden adet kanaması, düzensizlikler veya anormal kanamalar
· Karında şişlik |
Düzenli olarak PAP smear testi yaptırın ve pelvik muayene olun.
6. Kolon Kanseri;
 |
· Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi
· Karın ağrısı
· Karında kitle
· Kilo kaybı |
Sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat edin. Az yağlı, bol lifli (sebze, meyve, kepekli unla yapılmış yiyecekler) besinleri tercih edin.
7. Prostat Kanseri;
 |
· Sık sık (özellikle geceleri) idrara kalkma
· Kesik kesik, ağrılı ve sızılı idrar yapma
· İdrar kesesini tam boşaltamama hissi
· İdrar tutmada güçlük
· İdrar akış gücünde azalma |
Hiçbir şikayeti olmasa da 45 yaş üzerinde her erkek, senede bir defa, PSA (prostat spesifik antijen) kan testi yaptırmalıdır.
KANSERDE ERKEN TANI
Günümüzde, milyonlarca insan kanserli yada kanseri tedavi edilmiş olarak yaşamaktadır. Kanser tanısı ne kadar erken konursa, tedavisi o kadar erken başlar ve kanser tedavisi ne kadar erken başlarsa tedavinin başarıya ulaşma şansı da o kadar yüksek olur.
Kaynaklar
American Cancer Society
-
Cecil Textbook of Medicine
-
National Foundation for Cancer Research
-
National Cancer Institute
-
T.C Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı
-
Türkiye Kanserle Savaş Vakfı
-
Türkiye Kanser Derneği
-
Göğüs Kanseri Dayanışma Grubu
|